mal sahibi mülk sahibi
hani bunun ilk sahibi
mal da yalan mülk de yalan
var biraz da sen oyalan
yunus emre

Reklamlar

Faydalı, Sözler kategorisinde yayınlandı

Tags:

Kalıcı Bağlantı Yorum bırakın

Toplum

Bir toplum, kendisini oluşturacak insanlar istendik özelliklere sahip oldukları ölçüde istendik bir toplum haline gelir.

Faydalı, Sözler kategorisinde yayınlandı

Tags: ,

Kalıcı Bağlantı Yorum bırakın

Xenia

Xenia (Greek: ξενία, xenía, trans. “guest-friendship”) is the ancient Greek concept of hospitality, the generosity and courtesy shown to those who are far from home and/or associates of the person bestowing guest-friendship. The rituals of hospitality created and expressed a reciprocal relationship between guest and host expressed in both material benefits (such as the giving of gifts to each party) as well as non-material ones (such as protection, shelter, favors, or certain normative rights).

wikipedia

Faydalı, Sözler kategorisinde yayınlandı

Tags:

Kalıcı Bağlantı Yorum bırakın

-Kaan Almanya’da bir lise müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş: Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur: Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma-yazma, fen, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa, ancak o zaman önem taşır

Hücre

Hücre biyolojisini öğrenmek için harika bir site:

http://www.johnkyrk.com/

Beş yıllık kalkınma planınından:

– Üretici olan kişiler, öğrenci statüleri nedeniyle ‘tüketici’ duruma gelmeyecekler.

Pedagojik modelde
öğrenenlerin öğrenmeleri ile
ilgili kararların tamamı
öğretmen tarafından alınır. Bu
süreçte öğrenen dışa
bağımlıdır.

Söz ile eylemi ayıran, sözleri her daim eylemlerle desteklemek sorumluluğundan kaçan insanlardır. Mimar “ben insan mıyım ki sözümün söz olduğunu belirtmek gereğini duyayım?” diye sorarken haklıdır.
Nietzsche’nin insanın en üstün özelliği, onu süper insan yapacak özelliği olarak, sözünün eri olmayı göstermesi de bundandır. Söz vermek “performatif” bir fiildir, yani söylemek ile yapmak arasındaki farkın minimuma indiği ifadelerden biridir. Bu durumda sözlerimizi tutup, ağzımızdan çıkan tüm sözleri eyleme dönüştürebilirsek, sözle var eden bir varlığa, yani bir çeşit tanrıya dönüşmek mümkün olur. Söz vermek derken kullandığımız “söz” kelimesi ile, dilin temel birimi olan sözün eşanlamlı olması da boluna değildir. Sarf ettiğimiz her sözün arkasında durmayı becerebilirsek, söylemek ile yapmak arasındaki tek fark bir zaman farkı, bir erişim hızına dönüşecektir. Kısacası makineleri sorumluluk sahibi yapan, olguların nedenlerini koşullarda, sistemde, ötekilerde aramak yerine karmayı kabullenmeleri ve kendi sözlerine de o yüzden mutlak değer verebilmeleridir.

Minerva’nın Baykuşu

Minerva’nın baykuşu karanlıkta uçar. Hegel’e göre En parlak zamanlar, en karanlık anlardan sonra gelir.

Faydalı kategorisinde yayınlandı

Tags: , ,

Kalıcı Bağlantı Yorum bırakın